7 Şubat 21:00’da tüm sosyal medya uygulamalarımı telefondan silerek diyetime başladım. Saat 02:00’a kadar herhangi bir zorluk çekmedim çünkü yeni bir diziye başlamıştım onu izliyordum. Ancak uyumak için yatağa uzandığımda instagram ve Twittera girememek beni çok zorladı çünkü yatağa uzandıktan sonra en az yarım saat boyunca sosyal medyada vakit geçirdiğimi fark ettim. Ben de o boşluğu fotoğraflara bakarak doldurdum. Fotoğraf albümünde lise yıllarıma kadar gittim. Ben mezun olalı üç sene oluyor ve ben lise ikideki fotoğraflarıma kadar inmiştim. Saat üç gibi uyudum. Sabah – daha doğrusu öğlen- uyandığımda biraz hastaydım. Yataktan kalkmadan önce biraz haberlere göz gezdirdim. Bunu twitterdan yapmak haber sitelerine girmekten çok daha kolay. Gerçekten tek istediğim bütün gün yatıp instagram twitterda takılmaktı ama yapamiyordum ve bu inanılmaz zordu. Kahvaltıdan sonra biraz daha uyudum. Dört gibi uyandım ve saat yediye kadar bilgisayarda the sims oynadım. Bu oyunu ne kadar çok sevdiğimi hatırlamış oldum sanırım diyetim bittikten sonra da bu oyunu oynamaya devam edeceğim. Akşam yemeğimi yedikten sonra bir kaç bölüm daha dizimi izledikten sonra saat dokuzda babam geldi. Küçük kardeşlerim de uyuduğuna göre cumartesi günün evin yetişkinleri için en sevilen saatine gelinmişti. Biraz peynir ve bir meyve tabağından oluşan küçük bir çilingir sofrası eşliğinde annem babam ve ben ikişer duble rakı içtik. Çok güzel sohbet ettik üçümüz için de çok keyifli bi geceydi. Onlar bunu aslında her Cumartesi Pazar yapardı ama ben o sırada odamda sosyal medyada zaman öldürmekle meşgul olurdum ve katılmazdım. Artık daha sık katılacaktım. Yeterince uykum olduğu için sosyal medya kullanamamak zor gelmedi ve yattığım gibi uyudum. Bugün saat öğlen birde uyandım. Ben uyandığımda ev ahalisi kahvaltısını yapmıştı bile. Kahvaltıdan sonra sekiz yaşındaki kardeşimin ödevlerine yardım ettim. Saat üçte biraz stick kontrol çalıştım. Son bir senedir en son ne zaman elime baget aldığımı hatırlamıyorum bile gerçekten bileklerim ve ellerim cok hantallaşmış bunu farkettiğim için çok üzüldüm. Eski notlarımı buldum. Sandalyemi yatağımın önüne çekerek yatağımı bateri gibi kullandım ve nota çalıştım. Nota okumam da yavaşlaşmıştı. Kahroldum. Saat altı gibi arkadaslarimla buluşmak için dışarı çıktım ve ben sosyal medya kullanmadığım için onlara da kullanırtmadım. Zaten arkadaşlarımlayken kullanmamak hiç zor gelmedi. Saat dokuzda tekrar uygulamaları indirdiğimde bir mesaj bile gelmediğini fark ettim.
Özetlemek gerekirse ; sosyal medyanın hayatımın büyük kısmını kapladığını farkettim ancak aynı zamanda bizi gerçeklikten uzaklaştırdığını ve bizi gerçek olmayan, dijital bir dünyanın varlığına inandırmakla kalmayıp, bu dijital dünyaya gerçek dünyadan daha fazla önem vermemize neden olduğunu farkettim . Çünkü sosyal medyada olduğumuz gibi değil, gösterdiğimiz gibiyiz. Sadece gönderilerdeki hilelerden bahsetmiyorum. Whatsapp ta mesajlaşırken bile insanın kendini olmadığı biri gibi göstermesi çok kolay. Çünkü mimik, ses, bakış temas bunların hiç biri yok. Bununla beraber hem olmadığımız gibi davranabiliyor hem de gerçek olmayan insanlara gerçekmiş gibi maruz kalabiliyoruz. Sosyal medyanın yararlı olması için daha kararında kullanılması ve dijital dünyaya gerçek dünya kadar değer vermemek gerektiğini anladım. Güzel bir deneyimdi.